Öncelikle Türkiye'nin TÜİK'ten elde ettiğim verilere göre ithalat, ihracat, dış ticaret hacmi ve dış ticaret açığının milyar $ cinsinden değerlerini paylaşacağım. Bu değerlere göre dış ticaret açığını kapatmak için yapılması gerekenleri paylaşıp, bazı gerçekleri yansıtmak istiyorum.
2007 2008 2009 2010 2011 2012
İhracat 207,3 132 102,1 113,9 134,9 152,6
İthalat 107,1 202 140,9 185,5 240,8 236,5
Geçen yılın (2012)
Dış ticaret hacmi 389,1 milyar $
Geçtiğimiz yıl 200'den fazla ülkeyle ticaret yapılmış ve yukarıda da görebileceğimiz gibi dış ticaret hacmi yaklaşık 390 milyar $ olarak gerçekleşmiş. Gerçekleri sunan istatistikler bu şekildeyken 2023 yılı için koyulan hedefler ise; ihracatı 500 milyar $'a çıkarmak ve toplam hacim ise 1 trilyon $'a çıkarmak isteniyor. 10 yıl sonra, Türkiye'nin ilk yüzyılını tamamladığında tüm bunları göreceğiz. Ancak asıl mevzu benim için hiç bahsetmediğimiz dış ticaret açığı. Peki bahsi geçmeyen bu dış ticaret açığı ne kadar ve bu açığın kapatılması yönünde yapılması gereken yollar nelerdir kısaca bahsedeceğim.
2012 yılı dış ticaret açığını -83,9 milyar $ olarak hesapladık.
Hesapladığımız bu açığı kapatmak için neler yapılmalı peki?
- Sanayi yatırım ve ihracatı arttırılmalı
- Teknoloji yatırım ve ihracatı arttırılmalı
- Dış piyasa ihtiyaçları tespit edilmeli
- Yeni pazarlar bulunmalı
- Pazarlama ve reklam çalışmaları arttırılmalı.
Bunlara ek olarak turizm gelirleri ve işçi dövizleri ile de dış ticaret açığının bir kısmı kapatılabilir.
Asıl konuya gelirsem.. Bildiğimiz gibi Türkiye fındık, kuru kayısı-incir gibi tarım ürünleri ve bor madeni ham madde ithalatında Dünya birincisi olsa da 21. yüzyılın BU -kapitalist- SİSTEMİNDE tarım ürünleri ve madencilik ithalatıyla ne dış ticaret açığı kapatılabilir ne de gelişmekte olan ülke sıfatından çıkılabilir.
En iyi olduğumuz bu iki yolda ayak uyduramadığımız dünya ülkelerine aslında hala şansımız olan bir yol daha var; denizcilik!
Üç tarafı denizlerle çevrili ve Sinop, İzmir gibi doğal limanlara sahip olan Türkiye maalesef denizcilikte kendini geliştirememiştir. Hal böyleyken söylenebilecek pek bir söz kalmıyor.
Elde olanları değerlendirmeyip şimdiki durumu daha da geliştirmek varken inatla durmak hakkında bir atasözü biliyorsanız buyurun siz söyleyin.









